TMMOB Peyzaj Mimarları Odası
TMMOB
Peyzaj Mimarları Odası
UCTEA CHAMBER OF LANDSCAPE ARCHITECS

Covıd-19 Pandemisinin Kentsel Sebepleri Ve Yapılması Gerekenler

GENEL MERKEZ
31.03.2020 (Son Güncelleme: 14.04.2020 09:43:33)

Bugün karşı karşıya olduğumuz Covid-19 salgını, yaklaşık son 20 yıldır, küresel iklim krizi çerçevesinde yapılan patojen ve küresel salgın risklerinin artacağı yönündeki uyarıların dünya ülkelerince dikkate alınmadığı gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu sağlık krizinde, nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu kentler ise öncelikli sorun alanları olarak karşımıza çıkmaktadır.

 BASINA, KAMUOYUNA VE MESLEKTAŞLARA DUYURU

SİYASİ İKTİDARA ÇAĞRIMIZDIR

Bugün karşı karşıya olduğumuz Covid-19 salgını, yaklaşık son 20 yıldır, küresel iklim krizi çerçevesinde yapılan patojen ve küresel salgın risklerinin artacağı yönündeki uyarıların dünya ülkelerince dikkate alınmadığı gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu sağlık krizinde, nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu kentler ise öncelikli sorun alanları olarak karşımıza çıkmaktadır. 

İnsanların kentleşme serüveni Sanayi Devrimi sonrası ivmelenmiştir. İstihdamın kentlerde yoğunlaşmasıyla kırdan kente başlayan göç ile konut ihtiyacı artmış, tarım arazileri ve yeşil alanlar imara açılmıştır. Kent içerisinde yer alan fabrikalar havayı kirletmiş, yoğun nüfus nedeniyle şehrin su ve çöp sorunu artarak hijyenik ortam yaratılamamış, kentsel tarım alanları yok edilmiş, temiz ve yeterli gıdaya erişim zorlaşmış ve toplum sağlığı tehdit edilmiştir.

Yoğun nüfusu barındırabilmek için konutlar düşeyde yükselmiş, dar sokaklar ile birbirine çok yakın evler sebebiyle halk, gün ışığından yararlanamaz hale gelmiştir. İşte tam da bu noktada kentler, halk sağlığı açısından riskli alanlar haline gelmiş ve kirlilik, salgın hastalıklar gibi nedenler ile toplu ölümler gerçekleşmiştir.

Günümüzde hızlı, yoğun ve çarpık kentleşme de benzer sorunları tetiklemektedir. Tüm yerleşim ve istihdamın kentlerde yoğunlaşmasıyla sosyal mesafe ve sağlıklı açık yeşil alanlar korunamamaktadır. 

Yaşadığımız salgın ile mücadelenin başarıya ulaşması bu nedenlerle güçleşmektedir. İstihdamın büyük çoğunluğunun yoğun nüfuslu bölgelerde olması ve kalabalık çalışma şartları nedeniyle de salgının  kontrol altına alınması neredeyse imkansız hale gelmektedir. Pandemi ile mücadelede başarılı olan ülkelerin uyguladığı yöntemlerin en önemlisi olan sokağa çıkma yasağı ve benzer daha sert önlemler ivedilikle alınmalı, bunun sağlanabilmesi için de sosyal devlet anlayışı içinde, halkımıza ekonomik konuda her türlü güvence verilmeli, hiçbir ayırım yapılmadan, küçük esnaf, kobi ve benzer işletmelerin maddi yükleri azaltılmalı,  vergi, devlet alacak ve harçları ve diğer sabit masraflar ertelenmelidir. Unutulmamalıdır ki, halkımızın büyük bir kısmı ücretli sınıfındadır ve kendi iradeleri ile işe gitmeme şeçenekleri bulunmamaktadır. Bunlar sağlanmadığı takdirde, yapılan evde kal çağrısı ne yazık ki bu pandeminin yayılmaması için gerekli önlemi sağlayamayacağı gibi önümüzdeki kötü senaryoların gerçekleşmesi ihtimalini kuvvetlendirecektir.

Bu yaşananlardan tüm mühendis, mimar ve şehir plancıları da etkilenmektedir. Peyzaj Mimarlığı mesleğine baktığımızda zaten uzun süredir ülkede devam etmekte olan ekonomik kriz nedeniyle sıkıntıda olan sektörümüz DSÖ`nün Pandemi ilan ettiği Koronavirüs (Covit-19) nedeniyle daha da sıkıntılı bir sürece girmiştir. Tasarım ofislerimiz, çalışanlarına uzaktan çalışma imkanı sunarak geçici çözümler üretmişlerdir. Ancak uygulama ofisleri, şantiyelerde çalışanlar, hizmet alımlarıyla kamuda ve özelde güvencesiz şartlarda çalıştırılan sözleşmeli meslektaşlarımız, sektörümüzün çalışma alanlarından olan, süs bitkisi yetiştiriciliği ve üretimi sektöründe çalışanlar; koronavirüse yakalanma ve ailesine bulaştırma riskiyle her gün fiziki olarak çalışmalarına devam etmek zorunda kalmaktadır. Pandemi sırasında yaşanan ve daha sonrası için yaşanacak ekonomik kayıpların önlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı mutlaka tedbir alıp tarımda ve bitki üretiminde çalışanları çözüm önerileri geliştirerek güvence altına almalıdır. Acilen (Ziraat Mühendisleri, Peyzaj Mimarları mesleklerinden, ZMO ve PMO oda temsilcileri, SÜSBİR kurumlarından yetkililerden oluşan) bir bilim kurulu kurup çözüm yollarını şimdiden oluşturmak zorundadır. 

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası olarak toplum sağlığı için bizi yönetenlere çağrıda bulunuyoruz:

 

  • Ekolojik temelli, sürdürülebilir, sağlıklı kentler yaratılarak, doğru peyzaj plan ve projeleriyle toplum sağlığına yüksek düzeyde yatırım yapılması gerekmektedir.
  • Bundan sonraki süreçlerde tarım alanlarımızın imara açılmaları mutlak suretle engellenmelidir, kentsel tarım alanları korunarak üretimin devam etmesi sağlanmalıdır.
  • Kırsal alanlar kentleştirilmemeli, sağlıklı besin üretecek organik bitkisel ve hayvansal üretim desteklenmelidir.
  • Kentlerin plansızca büyümelerinin önüne geçilmeli, nüfus ve ölçek belli bir yoğunlukta tutulmalıdır.
  • Göçleri yaratan sebepler araştırılmalı, göçün durması için yerellerde istihdam ve üretim arttırılmalı, eğitim, sağlık, çevre ve yaşam koşulları iyileştirilmelidir.
  • Peyzaj Mimarlığı konularında hizmet veren, tasarım ve uygulama ofislerinin, Süs bitikisi üretimi sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin SGK, vergi, kredi, kira ve diğer temel borçları salgın nedeni ile faizsiz olarak ertelenmeli, en temel ihtiyaçları olan su giderleri ise bu süre zarfında indirimli olarak karşılanmalıdır. 
  • Şantiyelerde çalışmak zorunda olan ve hala görevinin başında olan vatandaşlarımızın çalışma şartları iyileştirilmeli, virüse karşı önlemlerin alınıp alınmadığı denetlenmelidir.
  • Mümkün olan tüm şantiyeler kapatılmalı, işçiler ücretli izne ayrılmalıdır.
  • Bilim, eğitim, sağlık ve AR-GE`ye daha fazla kaynak aktarılmalıdır.
  • Salgın süresince herkes eşit ve ücretsiz sağlık hizmetinden yararlanmalıdır. Özel hastaneler salgın süresince halka ücretsiz sağlık hizmeti vermelidir.
  • Temel kişisel temizlik malzemeleri ve koruyucu tedbir malzemeleri (eldiven, maske, dezenfektan vb) halka ücretsiz sağlanmalıdır.
  • Salgın süresince doğalgaz, elektrik, su, telefon ve internet hizmetleri ücretsiz olmalıdır.
  • Temel ve zaruri ihtiyaçların üretimi ya da hizmeti haricindeki tüm iş yerlerinde çalışanlar uzaktan çalışmaya geçmeli ya da ücretli izine çıkarılmalıdır.
  • İşten çıkarılmalar bu süre zarfında yasaklanmalıdır. Gereken maddi destek devlet tarafından sağlanmalıdır.
  • Devlet yaşanan her felakette halkından bağış isteven değil, topladığı vergilerle halkına destek ve güvence veren konumda olmalıdır. Güçlü ve sosyal devlet anlayışı bunu gerektirmektedir. 
  • Devletleri halkı oluşturur. Devlet halk için vardır. Halkı devlet için gören anlayıştan vaz geçilmelidir.
  • Kamuda acil olmayan konu ve yaptırımlarla ilgili tasarruf tedbirleri alınmalıdır.
  • Kanal İstanbul, Salda Gölü Millet Bahçesi vb. gibi doğal ve ekonomik kaynaklarımızı israf edecek yanlış uygulama ve kararlardan acilen vaz geçilmelidir.
  • Özelleştirmelerden vazgeçilerek özellikle tarımsal üretim sektöründe kamucu politikalar benimsenmelidir.
  • İklim değişikliğine ve dolayısı ile başka felaketlere de neden olacak faaliyetler durdurulmalı, uygulama politikaları oluşturulmalı, bu politikalar oluşturulurken TMMOB ve Peyzaj Mimarları Odasının da içerisinde olduğu 24 Meslek Odası da mutlaka yer almalıdır.
  • TMMOB Ziraat Mühendisleri Odamızın açıkladığı "Tarımsal Üretim Seferberliği" bir an önce ilan edilmelidir.

 

 

Okunma Sayısı 237
Fotoğraf Galerisi